8 Nisan 2012 Pazar

Kahve içerken bile..

Hadi geç karşıma, otur. Soluklan biraz. Nefes nefese kalmışsın.
Kalbin… Çok kırmışlar, değil mi? Çok hırpalamışlar seni, çok tüketmişler.
Bir kahve yapayım sana. Beni boş ver, sen varsın burada sadece. Konuş duvarlara. Hıncını pencerelerden çıkar, kır bardakları, aynalara fırlat eline geçen ne varsa. Susma. Unuttuğunu sanma. Unutmayacaksın da zaten.
Yine o şarkıları dinle. Defalarca okuduğunuz kitaplar, altını çizdiğiniz şiirler…Tekrar oku. Yine geç o sokaklardan, yine o banka otur. Cüzdanının içinde duran, seni çizdiği kağıdı asla atma. Saçlarını hep seni son gördüğü zamanki gibi yap, kestirme. Doğduğu gün, o saatte yine çık dışarı, derin nefesler al. Hava bundan sonra hep soğuk olacak, alış. .
Bu bile yeter sana, öyle değil mi.
Daha iyisin şimdi. Hep daha iyi olacaksın zaten. İnsan sevdiğini düşünerek ne kadar kötü olabilir ki. Sen de iyi olacaksın. Unutmayacaksın hiç. Sadece sana unutturduklarını hatırlamak zorunda kalacaksın.

-Kahveye kaç şeker atıyorsun?

-Benim şekerlerimi hep o atardı.





(alıntı...)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder